Efficiency_BuildingsTürkiye’de enerjinin %30‘u, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %43‘ü binalarda kullanılmakta olup, bina sektörü enerji tüketiminde sanayi sektöründen sonra ikinci sırada yer almaktadır. Enerji tüketiminin yaklaşık %40‘ından tek başına sorumlu olan binalar enerji verimliliği açısından büyük bir potansiyel içermektedir. Türkiye‘de binalarda enerji verimliliği konusunda TS825 Standardı ve Isı Yalıtım Yönetmeliği ile başlayan adımları, 2008 yılında yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği takip etmiştir. 2011 yılına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan Türkiye‘de İklim Değişikliği Eylem Planı 2011-2023’ün bina sektöründeki 2023 hedefi; binalarda yenilenebilir enerjiyi arttırmak ve 2017‘ye kadar tüm binalara enerji kimlik belgesi (EKB) verilmesidir. 2012’de yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2012-2023’te de 2023‘te Türkiye’nin GSYİH başına tüketilen enerji miktarının (enerji yoğunluğu) 2011 yılı değerine göre en az %20 azaltılması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda belirlenen yedi stratejik amaçtan biri doğrudan binaları kapsamaktadır. Belgede belirtilmiş stratejik hedeflerden bir diğeri de 2010 yılındaki yapı stokunun en az dörtte birinin 2023 yılına kadar, sürdürülebilir yapı haline getirilmesidir.

TÜİK‘in 2000 yılında yaptığı bina sayımına göre, Türkiye’deki toplam bina sayısı yaklaşık 8 milyon adet olup, yaklaşık 18 milyon konut stoku bulunmaktadır. 2000 yılından önce yapılmış binalar bugünkü yönetmeliklere göre iki misli enerji harcamaktadır. Eski binalarda şimdiye dek fazla bir şey yapılmamış ve yeni binaların tabii olacağı bugün geçerli olan şartları belirleyen yönetmeliklerin öngördüğü şartlar, Avrupa‟da benzer derece-gün şartlarına sahip ülkelere kıyasla %30 daha verimsizdir. Bina mevzuatında önemli revizyonlar yapılmış olmasına rağmen, mevcut enerji verimi düşük bina stoku ve buzdolabı, klima, kazan gibi kurulu cihazlar, henüz elde edilmemiş büyük bir enerji verimliliği potansiyeli sunmaktadır. 6-7 milyon binanın enerji tüketimini yarı yarıya azaltacak kapsamlı bir rehabilitasyon hareketine ihtiyaç vardır ki böyle bir girişimin yüz binlerce iş yaratabilme potansiyeline de sahip olabileceği yurt dışındaki birçok uygulamadan çıkan sonuçlarla değerlendirilmektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de binaların büyük bir oranını konutlar oluşturmakta olup konutlar binalar içinde en büyük enerji tüketim oranına sahiptir. 2009 yılında yapılan bir araştırmaya göre, konutlarda kullanılan enerjinin %82‘si ısınmak için tüketilmektedir. Türkiye‘de yalıtımlı bina oranı sadece %20 seviyelerinde olup, ısınmak için ise hala %49‘luk oran ile en çok soba kullanılmaktadır. Aynı araştırmaya göre, tüketicilerin %96‘sı enerji verimliliğinin önemli olduğunu düşünmekle birlikte, konutlarda enerjinin verimli kullanılması için yapılanlar arasında kişi bazında alınan bir takım basit tedbirler dışında, yatırım anlamında neler yapılması gerektiği ile ilgili bir farkındalık bulunmamaktadır. Gelir seviyesi göz önüne alınarak tüketici lehine olacak şekilde enerji verimliliği sağlayan ürün ve teknolojilere dair uygulamalarla karşılaşılmadığı görülmektedir. Türkiye‘de binalarda birim alanı ısıtmak amacıyla harcanan enerji, AB ülkelerine göre 2-3 kat daha fazladır. Elektrik enerjisinin yaklaşık %60-70‘i ev aletlerinde, %30-40‘ı aydınlatmada kullanılmaktadır. Tüm bu veriler gösteriyor ki, konutlar, gerek enerjinin tüketilmesinde, gerekse sera gazı salımında dünyada önemli bir yere sahiptir. Bu çerçevede, yaşamın ve kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için, gerekli önlemlerin alınmasına yönelik çalışmaların yapılması giderek daha da önemli bir hale gelmektedir.

Bu doğrultuda yaşamın ve kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması için yapılabilecek çalışmalar en temel olarak, sürdürülebilir enerji kullanımı, enerji ihtiyacının düşürülmesi ve enerji kullanımında verimliliğin arttırılması olarak sıralanabilir. Binalarda ısı yalıtımı ve enerji verimliliğinin sağlanması adına yapılması gereken tüm bina kullanıcılarının uygulayabileceği basit ve etkili uygulamalar diğer şunlar olabilir:

♦ Pencere ve kapıların hava sızdırmazlığı kontrol edilmelidir. Hava sızıntısı olabilecek yerler, sünger ve benzeri bantlarla kapatılmalıdır.

♦ Gevşek camların çerçeveye birleştiği yerler bant veya macunla tıkanmalı veya bantlanmalıdır. Pencere çerçevesi ile duvar arasında boşluk olmaması sağlanmalıdır.

♦ Tamiratı mümkün olmayan eskimiş doğramalar yenilenmelidir.

♦ Kışın gündüzleri güneş ışığını direkt alan pencerelerin perdeleri açılmalıdır.

♦ Enerjiyi etkin, verimli kullanan projeler, teknolojiler uygulanmalıdır; yeni yapılan konutlarda ısı yalıtım kuralları standardı olan TS825 ve Isı Yalıtım Yönetmeliği uygulanmalıdır.

♦ Yalıtım yapılırken TS825‘te belirtilen iklim bölgelerine uygun malzemeler seçilmelidir.

♦ Çatı izolasyonu yapıldığı takdirde %20, dış duvar izolasyonu yapıldığı takdirde % 15, pencere – kapı izolasyonu yapıldığı takdirde %15, sızdırmazlık önlemleri alındığı takdirde %10 daha fazla yalıtım sağlanacaktır.

♦ Isıtılmayan bölgelerden geçen sıcak su boruları yalıtılmalıdır.

♦ Isı kaybını önlemek için radyatörle duvar arasına alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları yerleştirilmeli ve radyatörlerin üstleri ve önleri dekoratif amaçla da olsa kapatılmamalıdır.

♦ Mimari olarak daha az enerji kaybına neden olacak bina tasarımları benimsenmelidir. Tasarım aşamasında enerji modellemesi yapılarak binaların gelecekteki enerji kullanımları tespit edilmelidir.

♦ Sıcak su elde etmek için güneş panelleri kullanılmalıdır.

♦ Cihaz kapasitesi (soba, kombi, elektrikli ısıtıcı, kat kaloriferi, kalorifer kazanı, klima vb.), ısıtılacak/soğutulacak yerin gereksinimine göre seçilmelidir. Cihaz kapasiteleri belirlenirken geniş alanlarda veya büyük kentlerde coğrafi şartlar ile inşaat malzeme yapıları dikkate alınmalıdır.

♦ Elektrik ve yakıt tüketimleri düşük, verimliliği yüksek cihazlar tercih edilmelidir.

♦ Çevreci cihazlar ön planda tutulmalıdır (düşük yanma emisyonuna sahip cihazlar).

♦ Cihazların yanma ve ısıl verimleri (anma ısı gücü), soğutma ve ısıtma kapasiteleri (klima) yüksek olmalıdır.

♦ Cihazların katalog, broşür ve etiketlerinde; hem ―yanma verimi hem de ısıl verimi değerlerinin ayrı ayrı belirtilmiş olmasına dikkat edilmelidir.

♦ Isıtıcının/soğutucunun, elektronik ısı ayarlı (termostatlı) olanları tercih edilmelidir.

♦ Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi elektrikli cihazların A sınıfından olanları seçilmelidir.

♦ Ocak-fırın, elektrik süpürgesi, ütü gibi elektrikli cihazların enerji kullanımında verimliliği en yüksek olanlar tercih edilmelidir.

♦ Aydınlatmada enerji tüketimi az, uzun ömürlü, kompakt elektrik lambaları kullanılmalıdır.