Efficiency_IndustryTürkiye’de enerjinin %40‘ı, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %47‘si sanayide kullanılmakta olup, sanayi sektöründeki büyük miktardaki enerji tüketimi bu sektörü enerji verimliliği yatırımlarının teşviki için hedef sektör haline getirmektedir. Enerji Verimliliği Kanunu kapsamındaki endüstriyel işletme ve binalarda görev almak üzere enerji yöneticiliği kavramı oluşturulmuş olup, yıllık toplam enerji tüketimi 1000 TEP (Ton Eşdeğer Petrol) ve üzeri olan sanayi tesislerinde enerji yöneticisi bulunması ve her 4 yılda bir enerji etüdü yapılması zorunlu hale gelmiştir. Türkiye’de enerji yönetimi prosesinin geliştirilmesi için kullanılabilecek en önemli kılavuz 2011 yılında yayınlanmış olan TS ISO 50001 Enerji Yönetimi Standardı’dır. Bu standartlardaki prosedürler takip edilerek işletmede etkili bir enerji yönetimi için sistemler ve prosedürler belirlenebilir. Her durumda sanayi tesislerinde daima geriye kazanılabilecek bir enerji tasarrufu potansiyeli vardır. Bunlar çoğu zaman ileri teknoloji gerektirmeyen ve herkesin aşina olduğu önlem veya uygulamalarla geriye kazanılabilir. Sanayide enerji tüketimini azaltma yönünde alınacak önlemler temel olarak üç ana kategoride ele alınabilir. Bu yöntemlerden birincisi olan teknik önlemler; yüksek verim sağlayan aydınlatma, yüksek verimli motorlar, soğutma sistemleri, bina ve tesisat yalıtımları vb. uygulamaları içerir. İkinci yöntem bilgilendirme olup, hazırlanan teknik belgelerle tüketicilerin bilgi eksikliği giderilmektedir. Bilgilendirme; enerji verimlilik merkezlerinde enerji talebinin düşürülmesi ile ilgili çalışmaları yönlendirmek, danışmanlık yapmak, eğitim kursları ve seminerleri düzenlemek ve enerjiyi verimli tüketen donanım kullanımını özendirmek üzere tanıtım konularını içermektedir. Üçüncü ve en çok uygulanan yöntem ise, tarifelerde farklılığa gidip, tüketim yapısını değiştirmek kullanma zamanına veya kullanma miktarına göre fiyatlandırmalar yapmaktır. Endüstriyel tesislerde enerji tasarrufu sağlayabilmek adına alınabilecek bazı temel teknik önlemler şu şekilde sıralanabilir:

Yüksek Verimli Motor ve Değişken Hızlı Sürücü Sistemleri: Tipik bir motorun satın alma maliyeti, o motorun toplam maliyetinin %2’sinden bile azdır. Enerji maliyeti ise toplam maliyetin %98’i olabilmektedir. Verimlilik konusunda ön plana çıkmayan standart motorlar EEF3 sınıfında, verimlilikleri arttırılmış olanlar EFF2 sınıfında, ve verimlilik açısından birinci sınıf olan en yüksek verimli motorlar ise EFF1 sınıfında yer almaktadırlar. Son yıllarda geliştirilen yüksek verimli motorların maliyetleri standart motorlara göre % 15 – 25 daha pahalı olmakla birlikte, çoğu zaman işletme maliyetlerinin düşük olmaları nedeni ile bu fark kısa bir sürede geri kazanılır. Değişken hızlı sürücü (DHS) sistemleri – invertörlü veya değişken frekanslı sürücü sistemleri olarak da bilinir – alternatif akımın frekansını ve dolayısı ile motorun dönüş hızını değiştirerek motorun gereğinden fazla yük çekmesini önler. Bu da aynı işin çok daha az enerji kullanarak yapılmasını sağlar. Motorlara invertör sistemi ilavesi ile %50’ye varan enerji tasarrufu mümkündür.

Basınçlı Hava Sistemleri: Kompresörler birçok sanayi tesisinde en çok enerji harcayan ekipmanların başında gelmektedir. Kompresörler, kurutucular ve diğer destek ekipmanlarının bir yıllık çalışma maliyetleri toplam yıllık ödenen elektrik faturasının % 70’ini oluşturmaktadır. Yapılan enerji tasarrufu çalışmalarında, enerji tasarruf potansiyelinin en yüksek olduğu alanlardan birinin basınçlı hava sistemi olduğu görülmüştür. Hava kaçakları, basınçlı hava sisteminde meydana gelen enerji kayıplarının en önde gelen sebebi olup birçok işletmede üretilen basınçlı havanın yaklaşık % 25’i sızıntılar nedeniyle kayıp olmaktadır.

Isı Geri Kazanım Sistemleri: Endüstriyel tesislerde birçok uygulama sonucunda atık ısı meydana gelir ve bu atık ısının atmosfere atılmadan önce işletmede farklı faydalı amaçlar için kullanılması ile önemli miktarlarda enerji ve para tasarrufu sağlanabilir. Bir örnek vermek gerekirse, elektrik tüketimini azaltmak için kompresörler bazen doğrudan hava ile bazen de su, yağ gibi bir sıvının etrafından dolaştırılmasıyla soğutulurlar. Su veya yağ tarafından kompresörden alınan ısı bir sıvı-hava ısı değiştiricisi ile atmosfere atılır. Atılan bu ısı miktarı kompresörde harcanan işin % 60’ı ile %90’ı arasında değişir. Bu atık ısı, kış aylarında ortamın ısıtılması, kazanda hava veya suyun ön ısıtılması veya işletmede diğer faydalı bir amaç için kullanılabilir. Örneğin 110 kW gücünde bir kompresörün gücünün % 60’ının atık ısı olarak atıldığı varsayılırsa 66 kW’lık bir ısıtıcının vereceği bir ısı faydalı amaçlar için kullanılabilir.

Kazanlarda Verim Artırılması: Çoğu endüstriyel tesiste enerjinin önemli miktardaki bölümünü kazanlar tüketmektedir. Bu nedenle kazanların çalışması optimize edilerek önemli miktarda enerji tasarrufu sağlanabilir. Bu sistemlerde yapılacak küçük iyileştirmelerin enerji tüketim ve enerji maliyetlerindeki azalmada önemli yansımaları olabilir. Sabit bir kazan ısı çıkış oranı için, yanma veriminde olacak her % 1’lik bir artış, % 1’lik bir yakıt tasarrufu demektir.

Sıcak ve Soğuk Yüzeylerin Yalıtımı: Termal yalıtım, ekipman yada malzemeleri her şeyden önce “ısı kaybından” koruyan ve buna karşı bir direnç sağlayan malzemeler ve bileşimler olarak tanımlanabilir. Sistemle, çevre arasında olan sıcaklık farkı, sistemden ya da sisteme olan ısı akışının etkileyici, zorlayıcı kuvvetidir. Sıcaklık farkı ne kadar çok büyürse, ısı transfer oranı da o ölçüde artar. Biz iki sistem arasında meydana gelebilecek ısı akışını, akışın bulunduğu yola bariyerler (engel) koyarak yavaşlatabiliriz. Termal izolasyonlar bu nedenlerden dolayı sistemin dizaynında önemli bir rol oynarlar ve bütün enerji verimli sistem ve ekipmanların üretiminde dikkate alınırlar. Ayrıca yalıtım genellikle enerji tasarrufu çalışmalarında kullanılan önemli parametrelerden bir tanesidir.

Yüksek Verimli Aydınlatma: Aydınlatma, insanların işlerini güvenli ve verimli bir şekilde yürütebilmeleri için hayati önem taşır. Enerji verimli lambalar kullanmak bu açıdan atılması gereken adımların başında gelmektedir. Enerji verimli lambalar kullanarak verimli bir aydınlatma elde edilir ve aydınlatma maliyetleri önemli miktarda azaltılır. Akkor flamanlı ampullere göre; floresanlar yaklaşık % 50, kompakt floresanlar ise % 80 daha az enerji tüketmektedir.